Amasra Kalesi’nin Acıklı Hikayesi

Fatih Sultan Mehmet Han’ın şehri görür görmez güzelliğine hayran kalarak “Lala Lala ! çeşm-i cihan bu m’ola…”  dediği, yakıp yıkmaya kıyamadığı için kale komutanına  haber göndererek kalenin anahtarını istediği  tek kaleymiş Amasra Kalesi.

Güzelliği ile ünlü Amasra Kalesi’nin nasıl bir efsaneye  konu olduğunu öğrenmek istemez misiniz?

Bazen güzellik hikayenizin acıklı olmasına engel olmuyor tersine sebep olabiliyor. Bunun güzel bir örneği 2. Yüzyılda yaşayan güzeller güzeli Pers Prensesi Amastris’in hikayesi olabilir.

Amastris’in kaderi Büyük İskender’in Pers’leri mağlup etmesi ve prensesi esir almasıyla tamamen değişiyor. İskender prensesi ordu komutanı Craterus ile evlendiriyor. Ancak kısa süre sonra Craterus Amastris’i bırakıyor. Zaten istemediği bir evlilik yapan prenses İskender’in siyasi çıkarları için  farklı kişilerle evlendiriyor. Bu evliliklerden kocaman mutsuz bir hayatı ve iki evladı oluyor.

Amasra Kalesi
Amasra Kalesi

Prensesi yanında tutmak istemeyen son eşi prensesi o zamanki ismiyle Sesamos olan Amasra’ya gönderiyor.  Büyük yorgunluklar ve umutsuzluklarla gittiği kente görür görmez hayran kalan prenses kente kendi ismini verip kenti yeniden imar ettiriyor ve güzelliği dillere destan Amasra Kalesi’ni yaptırıyor. Kent ile ilgilendikçe kendine göre yenilikler yaptıkça mutsuzluğunu unutuyor, hayata tutunmaya başlıyor. Bunu fark ettikçe kente dört elle sarılıyor Amastris. Bir süre sonra burayı merkez haline getirdiği dört kentlik bir birlik kuruyor. Birlik giderek güçleniyor ve Amastris’te gücünün farkına varıyor. Birine bağlı olmadan kendine başına kazandığı bir zafer oluyor bu birlik. Hayata yeniden umutla ve ilk defa kendine olan büyük bir özgüvenle bakan prensesin birliği hayatı oluveriyor. Ama hayat ne yazık ki bu hikayenin burada bitmesine izin vermiyor. Birliğin büyüyüp güçlenmesi prensesin oğullarının dikkatini çekiyor, ileride kendilerine sorun oluşturabileceği düşüncesiyle annelerini öldürmeye ve birliği dağıtmaya karar veriyorlar.

Kale Kapısı
Kale Kapısı

Bir gece annelerine gidiyorlar. Prenses olacaklardan habersiz birlikten, yaptıklarından ve yapacaklarından ismini ve verdiği ve tutkunu olduğu kentten büyük bir hevesle bahsederken çocuklardan biri annesini boğarak öldürüyor. İşte hayat bu kadar acımasız.

Amastris’in so eşi ise sözde eşinin intikamını almak için prensesin oğullarına suikast düzenliyor ve bir bir süre sonra prensesin oğulları da öldürülüyor. Ve Amasra’nın da içinde bulunan birlik prensesin son eşine kalıyor.

İşte bazen iyilik kazanamıyor ama bu asla ümitsizliğe düşmesine yetmiyor insanoğlunun. Denemekten vazgeçmemeniz dileklerimle…..

İnstagram sayfamıza ulaşmak için tıklayınız.

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Kullanılan Oy Sayısı

Amasra Kalesi’nin Acıklı Hikayesi” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.