Aspendos Efsanesi – Antik Tiyatronun Sırrı

Çok eski çağlardaki medeniyetlere ev sahipliği yapmış kentlerimizden birisidir Antalya. Bu şehirdeki antik kentlerin başında gelen Aspendos Antik Kenti ise herkesin hayranlık duyduğu, gezmekten keyif aldığı bir tarihi içinde barındırır.Peki buram buram tarih kokan Aspendos Antik kentinin içerisinde bulunan bazı yapıların oluşumunun bir efsaneye dayanadığını biliyor muydunuz? Sizi çok meraklandırmadan Aspendos Efsanesi ile başbaşa bırakıyorum.

Aspendos Efsanesi

Aspendos kralının güzeller güzeli kızı Belkıs’ın evlilik çağı gelmiş çatmış. Pek çok delikanlı bu güzel prensesle evlenmek için gönüllü olup sarayın kapısını aşındırır olmuş. Kralda çok sevdiği kızını hak edecek akıllı, yiğit bir gençle kızını evlendirip kendini emekliye ayırmayı planlamaya başlamış ve talipliler arasında bir yarışma düzenlemiş. Ülkenin dört bir yanına yarışmada Aspendos için en yararlı işi yapan genci kızıyla evlendireceğini duyurmuş.

Kızına aşık, evlenmeye niyetli tüm gençler başlamışlar hünerlerini sergilemeye. Şiir yazabilenler şehir adına methiyeler yazmışlar, bestekarlar şarkılar söylemişler, heykeltraşlar şehri heykelle doldurmuşlar, bahçıvanlar da çiçeklerle bezemişler.  Mimarlar çeşmeler, köprüler yapmışlar.

Aspendos Efsanesi
Aspendos Efsanesi

Ve nihayet yarışmanın sonuçlanacağı gün gelmiş çatmış, kral şiirleri ve şarkıları dinlemiş, bahçeleri, sokakları dolaşmış. Nihayet bir su kemerinin önünde durmuş. Bu su kemeri şehre su taşıyor ve kuraklıktan korunup verimli topraklara sahip olmasını sağlıyormuş. kral da en yararlı yapının bu olduğunu düşünüp kararını vermek üzereyken Belkıs Kız gelmiş ve babasından bir yapıyı daha görmesini istemiş.

Meğerse  bu yarışma esnasında Belkıs bu yapıyı yapan gence gönlünü kaptırmış. O yüzden bu yapıyı kralın görmesini ve gencin yarışmayı kazanmasını istermiş. Kral kızının peşinden yapıyı görmeye gitmiş. Bu bir tiyatroymuş ve basamakları yay şeklinde dizilmiş. Kral en üst basamağa çıkıp tiyatroyu incelerken aslında hala kafasında su kemerinin daha faydalı bir yapı olduğu düşüncesi hakimmiş. Bu sırada yapıyı tasarlayan mimar bir köşede “Kral Belkıs’ı bana verecek” diye fısıldıyormuş.

Aşıkları Birleştiren Fısıltı

Mİmarın bu fısıltısı tiyatronun en üst basamağından duyuluyormuş. Kral çok şaşırmış, bir fısıltının nasıl olup ta tüm tiyatroda yankılandığını  ve  bu gencin bu akustiği nasıl tasarladığını anlayamamış ama çok etkilenmiş.Bu fısıltı kralın kararında önemli bir rol oynamış, Bu muhteşem akustiğin eşliğinde daha önce hiç görülmemiş şekilde tasarlanan yapının şehri için en yararlı yapı olduğunu söyleyerek güzeller güzeli kızını bu gence vereceğini ilan etmiş.Yani anlayacağınız küçük bir fısıltı muhteşem bir şölene dönüşmüş.Zaten öyle değilmidir önce bir fısıltıyla başlayan sesler büyüyerek kocaman bir çığlığa dönüşür.Şimdilerde bu  delikanlının yaptığı bu müthiş yapı günümüze kadar gelmeyi başarmış ve adına Belkıs Tiyatrosu denilmekte.

Kim bilir bu antik kent daha ne hikayelere ev sahipliği yapmıştır. Bu sadece bugüne kadar gelebilenlerden biriydi. Aspendos Efsanesi yazımızı Sevdiyseniz diğer efsanelerimize de bir göz atın derim.

instagram hesabımızı ziyaret etmeyi unutmayın. https://www.instagram.com/geziyourumcom

Sevgiler,

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Kullanılan Oy Sayısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.