Ayasofya Efsaneleri | Anlatılan Ayasofya Hikâyeleri

5
(1)

Yüzyıllar boyunca İstanbul deyince aklımıza gelen en önemli yapılardan biri olan ve hakkında nice efsaneler, hikayeler yazılmış Ayasofya’dan bahsetmek istedik bu seferde… Yapı yüz ölçümü bakımından dünyadaki 4. büyük katedralden biri olma özelliğine sahip. Farklı millet ve dini görüşe ibadethane olarak hizmet ettikten sonra M. Kemal Atatürk tarafından 1935 yılında müzeye dönüştürülmüş. Bu muazzam yapı bugün de en çok ziyaret edilen müzelerden biri.Peki bu mabed hakkında anlatılan efsaneleri biliyor musunuz?Ayasofya Efsaneleri sizlerle…

Kısaca Ayasofya tarihçesi bir göz atalım mı?

Ayasofya İmparator Justinianos tarafından dönemin iki önemli mimarı olan Miletoslu İsidoros ile Trallesli Anthemios’a yaptırılmıştır. 532 yılında başlayan inşaat, 5 yılda tamamlanmış ve kilise 537 yılında ibadete açılmış.

Hakkında anlatılan yüzlerce hikayeden bir kaçını sizin için derledik Bakalım sevecek misiniz?

Ayasofya İç Görünüm
Ayasofya İç Görünüm

Ayasofya ismi nereden geliyor hiç merak ettiniz mi?

İmparator Justinianos, bir gün Ayasofya’nın inşaatını çok sık ziyaret edermiş. Ancak bir türlü bu heybetli yapıya ne isim vereceğini bulamazmış. Yine bir gün inşaat sahasına gitmiş ve bu konuda düşünmeye başlamış o sırada yanından geçmekte olan yaşlı bir bilge imparatorun yanında durup kulağına “Ayasofyadiye fısıldamış ve hiç durmadan yoluna devam edip ortadan kaybolmuş. İmparator hem bu yaşlı bilgeden hem de bu ifadeden çok etkilenmiş ve o anda bu ibadethanenin isminin Ayasofya olmasına karar vermiş.

Binanın adındaki “sofya” kelimesi eski Yunancada “bilgelik” anlamındaki “sophos” sözcüğünden geliyor. Dolayısıyla “Aya Sofya” adı “Kutsal Bilgelik” ya da “İlahi Bilgelik” demek oluyor.

Ayrıca özellikle yapım aşaması ile ilgili dilden dile dolaşan pek çok efsane var biz dinledik sizde bizden dinleyin bakın;

Ayasofya Efsaneleri – Ayasofya’nın yapımında kullanılan hazineler nereden geliyor?

İmparator Justinianos, Ayasofya’nın yapımı sırasında krallık kasasında bulunan tüm serveti harcar, artık iyice tamamlanmaya başlayan Ayasofya’nın kubbesine gelindiğinde inşaat paranın tükenmesi yüzünden durur. Bu durum kralı kara kara düşünmeye iter ancak çözüm yolu bulamaz bir türlü. İşte tam bu sırada huzuruna genç bir adam gelir. Kendisine bir düzine katır verilirse saraya o katırlarla yüklü altın getireceğini ve altınlarla Ayasofya’nın inşaatının tamamlanacağını söyler. Kral bu duruma güler geçer ve adamı gönderir.

Ertesi gün ve ondan sonraki gün adam gelip katır istemeye devam eder. Kral artık sıkılır ve adamlarına bu gence istediği kadar katır vermelerini emreder. Aradan birkaç gün geçer genç adam altın yüklü katırlarla geri döner. Kral gözlerine inanamaz ve Ayasofya’nın inşaatını yeniden başlatır. Kısa sürede altınlar tükenir genç adam katırlarla yeniden yola çıkar. Ancak bu sefer kralda merakla genç adamın peşine düşer. Ve genç adamın gizli bir sarayın hazinesinden altınları aldığını görür. Saraya döndüğünde ise bunu çevresindekilere söyler. İşte tam o anda tılsım bozulur genç adam bir meleğe dönerek kaybolur altınlarda onunla birlikte yok olur.

Neyse ki bu arada Ayasofya’nın inşaatı tamamlanır.

Ayasofya
Ayasofya

“İstanbul seni yeneceğim” diyenlere bu ilhamı ilk vermiş dersiniz?

Ayasofya’nın inşası büyük zahmetler ve zorluklar çekilerek bitirildiğinde imparator büyük bir gururla mabede gelmiş. Binanın görkemi karşısında bir kez daha büyülenmiş ve  “Ey Süleyman, yendim seni!” diye haykırmış. Çünkü o güne kadar gelmiş geçmiş en zengin hükümdar olan Süleyman Peygamber bile böyle görkemli bir bina yapmamış.

instagram hesabımızı ziyaret etmeyi unutmayın. https://www.instagram.com/geziyourumcom

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı 5 / 5. Kullanılan Oy Sayısı 1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.