Yanartaş Efsanesi (Chimera Efsanesi) | Olimpos

Olimpos‘ta Yanartaş’ı görünce sizde buranın bir hikayesi olmalı diye düşündüyseniz haklısınız, hem de  çok ünlü bir hikayesi var Yanartaş‘ın. Eminim Yanartaş Efsanesi sizi de çok heyecanlandıracak.

Bakın tamda şöyle başlıyor hikaye;

Şok Eden Ölüm

Antik Yunan döneminde Ephyra Kralı‘nın canından çok sevdiği, birbirinden yiğit iki oğlu varmış. Büyük oğlu Hipponus ve küçük oğlu Belleron. Bu çok iyi anlaşan iki kardeş bir gün avlanmaya gitmişler. Neşe içinde başlayan av partisi Hipponus’un yanlışlıkla Belloron’u yaralamasıyla büyük bir trajediye dönüşmüş. Saraya dönene kadar Belleron Hipponus’un kollarında son nefesini vermiş.

Kral çok sevdiği oğlunun ölümüyle büyük bir yıkıma uğramış, Hipponus’ta  suçluluk duyğusu altında ezildikçe ezilmiş, halk arasında “Belleron’u yiyen” anlamına gelen  “Bellerophon” adıyla anılmaya başlamış. Bu acıya daha fazla dayanamayan Hipponus bir gece eşyalarını toplayıp krallıktan ayrılmış.

Çıralı Yanartaş
Çıralı Yanartaş

Kraliçenin Karşılıksız Aşkı

Yolu o zamanki Tiryns şehrine düşmüş. Dönemin kralının yanına gitmiş, kral uzun zamandır tanıdığı Hipponus’u konuk etmeye başlamış. Bu arada kralın güzel karısı yakışıklı Hipponus’a görür görmez aşık olmuş ve bu aşk içinde giderek büyümüş. Genç adam bu durumu hissettiğinde kraliçeden uzak durmaya çalışmış ama nafile. Sonunda kraliçe genç adama duygularını açmış ve ondan aşkına karşılık vermesini istemiş. Ancak Hipponus kendisini konuk eden bu yüce gönüllü krala bu kötülüğü  yapamayacağını söyleyerek kraliçeyi reddetmiş. Ancak kraliçe bu reddedişi bir türlü içine sindirememiş ve krala giderek Hipponus’un kendisine ilanı aşk ettiğini ve her fırsatta ona sahip olmaya çalıştığını söylemiş. Kral çok üzülmüş ve kızmış, genç adamın kellesini uçurmayı düşünmüş ama yapamamış. En doğrusunun onu başka bir yere göndermek ve orada öldürülmesi olacağına karar vermiş.  

Chimera Ejderhası

 Bunun üzerine bir gün Hipponus’u yanına çağırmış, üzerine bir şeyler yazıp  iyice sardığı bir tahtayı acil olarak  Lykia Kralı Lobates’e götürmesini söylemiş. Tahtada, genç adamın kraliçeye sarkıntılık ettiği ve bu yüzden öldürülmesi gerektiği yazılıymış. Bu olanlardan habersiz olan Hipponus, tahtayı yanına alarak Lykia kralının sarayına varmış. Kral tahtayı okumadan önce genç adamı dokuz gün konuk etmiş. Onuncu günün sonunda kendisine gönderilen tahta yazıyı istemiş. Kral, yazıyı  okuduğunda Hipponus’un öldürülmesi gerektiğini anlamış ve genç adamı Lykia ülkesine dehşet saçan Chimera ejderhasına göndermiş.

Yanartaş Efsanesi
Yanartaş Efsanesi

Chimera ejdarhası Olympos dağının eteklerinde yaşarmış ve ağzından çıkan alevlerle ülkeye korku saçarmış. Nice yiğitler onu öldürmek ve ülkeyi kurtarmak sevdasına canından olmuş. Bu ejderhanın kafası aslan, vücudunun yarısı keçi ve arka kısmı da yılan şeklindeymiş.

Yanartaş Efsanesi Doğuşu

Ejderhanın yaşadığı mağaranın yakınına giden ve onunla karşı karşıya gelen Hipponus ejderhayı tek başına alt etmesinin mümkün olmayacağını anlayarak tanrılardan yardım istemiş.

Yanartaş Efsanesi
Yanartaş Efsanesi

Tanrılar genç adamın dileğini kabul ederek mitolojide Pegasus adı verilen kanatlı atlarından göndermiş. Hipponus atın üzerine atlayarak ejderha ile savaşmaya başlamış. Zorlu bir mücadele sonucunda kendisi de büyük yaralar alarak Ejderhayı yaralamayı başarmış.  Ejderha çok yara aldığı için kaçmaya başlamış ama Hipponus onu şimdiki Yanartaş‘ın olduğu yerde yakalamış ve öldürücü darbeyi vurmuş.  

Ejderha bu darbe ile ağzından şimdiye kadar çıkardığı en büyük ateşi çıkarmış ve Yanartaş o anda yanmaya başlamış. Ve hiç sönmeden bugünlere kadar yanarak gelmiş.

İşte hikayemiz böyle, ister inanın ister gülümseyerek okuyun…

sevgiler,

instagram hesabımızı ziyaret etmeyi unutmayın.  https://www.instagram.com/geziyourumcom

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Kullanılan Oy Sayısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.