Paris Gezilecek Yerler | Fransa Eyfel Kulesi

Yurtdışı seyahatlerime nereden başlasam diye düşünüyordum uzun süredir. Aslında çok fazla seçenek vardı ama gözlerimi kapadığımda kendimi ilk olarak görmek istediğim yer Eyfel Kulesi oldu. Bu durumda rota Fransa’ ya yani Paris ‘e çevrildi. Tabi söz konusu yurt dışına çıkmak olunca gözü kapalı yapacağınız tek şey yeri belirlemek oluyor. Kalan her şeyi planlamak gerekiyor, yoksa bu çokta bilmediğiniz coğrafyalarda zorda kalmak var işin ucunda.

Bir kere uçak biletinizi bayağı bir erken almanız gerekiyor, evet ya vize alamazsam sorusu hep var ama inanın yanacak olan bilet parası, son anda ödeyeceğiniz bilet parasının kat ve kat altında kalıyor.

Heyecanla vize işlemlerini tamamlayıp ilk yolculuğuma hazırlanmam büyük bir heyecan yarattı tabi bende. Ama kalınacak yerler, ziyaret edilecek mekanlar, yeme-içme ve şehir içindeki yolculuk araçları gitmeden önce hazırdı tabi bu büyük bir rahatlama yaratıyor üzerinizde. Katılmayı planladığım birkaç sahne gösterisi için internet üzerinden biletlerimi bile almıştım.

O zaman ver elini Paris…

Şehir öyle çok şeye ev sahipliği yapıyor ki, sanat, moda, bilim ve tarihi zenginlikler…. Hepsini birlikte düşününce bile başınız dönüyor.Bu yüzden biz özellikle her yeri kısa sürede gezemeyeceğimize kanaat getirip bizi en çok çeken yerlere yapılacak geziler planladık. 3 günlük bir gezi planı Paris için yeterli diye düşünüyorum.

Paris ’e Nasıl Gidilir?

Uçak ile yolculuk Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Paris/Orly Havaalanına yaklaşık 3,5-4 saat sürüyor. Havalimanında indikten sonra ise şehir merkezine giden metrolara ulaşmanız çok kolay.

Paris ’te  Nerelere Gidilir , Nereler Gezilir?

Bu yolculuktan çıkardığım 2 sonuç var. Birincisi;Gitmeden metro istasyonlarının bulunduğu bir haritayı internetten indirip biraz pratik yapmakta fayda var. Ayrıca Paris Metrosu ile ulaşamayacağınız yer yok ama birazda sokaklar arasında dolaşarak Paris havası koklamak, insanlarının arasına karışıp kaybolmak lazım. İkincisi; günlük,2 ,4 veya 6 gün olarak alabileceğiniz, çok sıra beklemeden daha uygun fiyata Paris ’teki pek çok müze ve tarihi yapıyı gezebileceginiz Paris Museum Pass almak hem bütçenizi hem sizi hafifletiyor. Ne yazık ki büyük istisnası Eyfel Kulesi.

 Eyfel Kulesi
Eyfel Kulesi
Eyfel Kulesi

Tabi gezimizin başlangıç noktası çok merak ettiğim Eyfel Kulesi oldu.  Kuleye çıkış merdiven ve asansör olmak üzere 2 farklı şekilde sağlanıyor. İki kısmın da ödeme noktası ve girişi farklı yerlerde.  Kuleye çıkış ücretleri kat ve yaşa göre 3 EUR-13,5 EUR arasında değişmekte. Tabi yapının  1792 adet basamağı olduğunu da hatırlatmalıyım. Özellikle hafta sonu ve yaz aylarında girişte uzun kuyruklar olabiliyormuş. Biz gezimizi Nisan ayı ve hafta içi planladığımız için büyük bir kalabalıkla karşılaşmadık açıkçası. Kule 3 platformdan oluşuyor ;  1. platformda  kulenin tanıtımı niteliğinde ufak müze, bir buz pisti ve 58 Tour Eiffel Restaurant mevcut. 2. platformda ünlü Le Jules Verne Restaurant var. Ve tahmin edebileceğiniz gibi manzaraya en hakim yer 3. platformun terası.  Bu kuleye çıkmak ve Paris’i kuş bakışı seyretmek hayallerindeki gibi miydi derseniz evet inanın öyleydi. Bence kimseyi dinlemeden ön yargısız olarak bu deneyimi yaşayın ….

 Seine Nehri Tekne Gezisi

Eyfel Kulesi’nden çıkar çıkmaz katılabileceğiniz bu tur ile Paris’in pek çok ünlü mekanını nehirden görebilirsiniz. Gezi yaklaşık 1 saat sürüyor ve gayet keyifli. Gezilen yerlerle ilgili tanıtım anonsları yapılıyor ve pek çok dilde broşür mevcut. Bu turu düzenleyen tur firmaları Bateaux Mouches, Bateaux Parisiens ve Batobus. Gezinin süresine ve yemekli olup olmamasına göre ücretler değişiyor.  Biz en eski ve bilinen şirket olan  Bateaux Mouches’i tercih ettik kişi başı 13,5 EUR ücret ödedik. İsterseniz bu biletleri de internet üzerinden alabiliyorsunuz aklınızda bulunsun.

Montmarte Ressamlar Tepesi

Fotoğraflarından görerek geldiğim bu yere bu kadar hayran kalacağım ve belki de Paris ’te en sevdiğim yer olarak hatırlayacağımı açıkçası çok fazla düşünmemiştim. Sonuçta çok turistik bir yer ve kalabalık arasında gezer geçerim diye düşünüyordum.  Ama o kadar güzel bir yerle karşılaştım ki hiçbir şey düşündüğüm gibi olmadı açıkçası.

Montmarte
Montmarte

Bu tepe Paris’in en yüksek noktası ve tüm şehre hakim bir konumda.  Ama halihazırda Paris ’i Eyfel Kule’sinden görmüş biri olarak manzara benim için ikinci planda kaldı açıkçası. Beni buraya asıl çeken canlı, yaşayan bir yer olması. Sokakları, evleri, restoranları, pastaneleri, rengarenk çevresi ile burada gezerken nasıl vakit geçiyor anlamıyorsunuz bile.

Burada gezerken mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında tepeye ressamlar tepesi denmesinin sebebi olan Place du Tertre, Beyaz Kilise Sacré Coeur Bazilikası ve kulesi geliyor.

Ufak bir tüyo vereyim size  buradaki pastanelerden birinde bir kahve ve yanında kruvasan keyfi yapıp gelen geçeni izlemekte bir keyif.

 Notre Damme  Katedrali

Beni burada en çok etkileyen şey tadilat hikayesi. “1345 yılında tamamlanan katedralin  bakımsızlık nedeniyle 19.yüzyılın başında yıkılmasına karar verilir. Yazar Victor Hugo buna engel olabilmek amacıyla bizde bilinen ismiyle ünlü “Notre Damme’ın kamburu” eserini yazar ve eser halk arasında o kadar ünlü olur ki katedralin yıkılması bir yana tadilatı yapılarak bugünkü haline alır.”  Katedral yaklaşık 150 yılda tamamlanmış . Burada okuyunca sürenin çok uzun olduğunu düşünebilirsiniz ama o ince işçiliği ve benzersiz heykelleri gördüğünüzde size hiçte uzun gözükmüyor bu süre inanın.

Paris Notre Damme Katedrali
Paris Notre Damme Katedrali

Gotik tarzı ile dikkat çeken Katedralin en önemli özelliği  Fransa’nın  önemli dini yapılarından biri olması ve şehrin merkezi olarak kabul edilmesi galiba. Ayrıca beni şaşkınlığa sürükleyen ve ilk anda farkına varamadığım bir diğer husus katedralin bir ada üzerine inşa edilmiş olması. Katedrale giriş ücretsiz ancak mutlaka çıkmalısın diyeceğim kuleye giriş ücretli, yaklaşık 8 EUR. Katedralin tepesinde ve de meşhur şeytan heykellerinin yanında bulunmak müthiş bir tecrübe…

Bu arada katedral metro istasyonlarına çok yakın bir konumda bu yüzden ulaşım gerçekten kolay.

 Fransız Askeri Müzesi ( Musée de l’Armée)

Tarihinde çok fazla savaşa tanıklık etmiş bir coğrafyanın bu kadar etkileyici bir savaş müzesi olması çok doğal tabi. Müze 7 farklı bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden birinde Napolyon’un mozalesi var.  Müzeye giriş için kullanabileceğiniz birkaç kapı var. Biz Seine nehri tarafındaki kapıdan giriş yaptık.  Müzenin içerisinde yer alan eşyalar kadar müze binasının da aynı oranda takdire şayan olduğunu belirtmek isterim. Tarih içinde yolculuk yapmak için kaçırılmayacak bir fırsat bu müze. Unutmadan belirteyim,  gezi sırasında gözden kaçırılmaması gereken bir yerde  müze içindeki Saint-Louis Katedrali.

Louvre Müzesi

Dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Louvre çok sayıda sanat eserine ev sahipliği yapmasının yanında müthiş bir ihtişamı barındıran  bir saray. Girişte yine uzun kuyrukların olduğunu belirtmemiz lazım bu yüzden burası içinde biletinizi internetten alabileceğinizi hatırlatayım.

Paris Louvre Müzesi
Paris Louvre Müzesi

Müzenin girişinde cam bir piramit mevcut. Ayrıca 3 kanat ve bunların çevresinde bölünmüş katlar mevcut. Ben girişte biraz karıştım açıkçası. Bu sorunu da hemen girişte alabileceğiniz tanıtım broşürü ile çözebilirsiniz. Broşürde ayrıca ünlü sanat eserlerinin yerleri de ayrıca belirtiliyor.

Buraya ulaşım da yine metro ile son derece rahat.

 Şanzelize Caddesi (Champs Elysees )

Bu bulvarı duymayan yoktur herhalde içimizde değil mi? Gerçekten çok eğlenceli bir yapısı var bulvarın.  Çok renkli mağazalar, lüks restoranlar, cafeler, sinemaların bulunduğu bu caddede gezmek çok keyifli inanın. Paris deyince akla gelen bu caddeyi de turlamadan olmaz deyip bizde bir güzel gezdik.

Disneyland France

Paris’teki son günümüzü Disneyland‘da eğlence olarak planladık ve bütün gün bize anca yetti açıkçası.Park 2 bölümden meydana geliyor. Biri önceden yapılan büyük park, digeri de Walt Disney Studio Park olarak geçiyor.

Giriş ücreti değişmediyse kişi başı 70 Eur civarında idi ama biz internetten 50 Eur ‘ya aldık biletleri. Farklı Temaları içeren pek çok bölüm var içeride, mesela uzay temalı, vahşi doğa temalı, maceraperest temalı  bölümler çok ilgi çekiciydi. Tek kötü yanı beklemek zorunda kalacağınız uzayıp giden kuyruklar.

Ama son gün için felekten bir gün geçirmek çok eğlenceliydi.

Paris’te nerede kalınır?

Şehir merkezinde yer alan Le Marais ve Louvre çevresindeki otelleri ve pansiyonlarıni tercih etmenizi öneririm.  Burada yer alan konaklama yerleri özellikle Eyfel Kulesi ‘nin bulunduğu bölgeden daha uygun. Diğer bir ayrıntı ise konakladığınız yerin metro istasyonuna yakın olması çok işinize yarayacaktır.

Paris’te ne yenir, içilir?
Salyangoz Yemeği
Salyangoz Yemeği

Fransız mutfağının ünü herkes tarafından bilinir. Tabi değişik lezzetlere ne kadar açık olduğunuz burada önem kazanıyor. Eğer ben denemeye açığım diyorsanız meşhur soğan çorbalarını, kruvasanlarını, salyangozlarını denemenizi tavsiye ederim tabiki tatlı olarak  ünlü Fransız tatlısı creme brulée tercih edebilirsiniz.

Bence artık sizde yurtdışı seyahatlerinizi planlayabilirsiniz ve bu seyahatlere Paris ‘ten rahatlıkla başlayabilirsiniz.

İnstagram sayfamıza ulaşmak için tıklayınız.

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Kullanılan Oy Sayısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.