Çanakkale – Bozcaada Gezisi Notları

Çanakkale Bozcaada Gezilecek Yerler

Ayvalık’ta bol bol gezdikten sonra sıra geldi adalara. Önce Bozcaada’dan başlayalım dilerseniz. Bozcaada’ya yolculuğumuz Çanakkale Geyikli’den  25 dakika süren bir feribot yolculuğu ile başlıyor. Feribot Bozcaada’ya yaklaştığında bizi ilk olarak  Tarihi Bozcaada (Tenedos) Kalesi karşılıyor. Bu küçük adada bu kadar büyük bir kalenin olması yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan adanın işgale ne kadar açık olduğu ve korunmak amacıyla büyük çaba gösterildiğinin bir işareti gibi. Şunu özellikle belirtmem gerekir ki diğer tarihi kalelere  yaptığım ziyaretlerle karşılaştırıldığında  kale çok iyi korunmuş .

Bozcaada Kalesi
Bozcaada Kalesi

Adaya ayak basar basmaz  küçük sevimli bir ege köyüne gelmişsiniz izlenimi uyandırıyor. Beyaz ağırlıklı tarihi evleri, Arnavut kaldırımları,sahilde yer alan ufak cafeleri, balık restoranları ile sizi karşılıyor ada.

Bozcaada’da   Rum ve Türk ezgilerinin adanın her yerini kapladığını gözlemlemek mümkün. Bu müthiş uyum insanı hemen içine alıyor, kendi mahallenizde hissediyorsunuz kendinizi. Yan komşuya kahve içmeye geçmişsiniz gibi bir his. Bu güzel atmosferde gezimize Rum mahallesinden devam ediyoruz. İnanın buradaki her kareyi fotoğraflayarak ölümsüzleştirmek isteyeceksiniz. Yunan mimarisinin en güzel örnekleri belki de burada bulunuyor.

Bozcaada Rum Mahallesi
Bozcaada Rum Mahallesi

Fotoğraf : https://www.instagram.com/emr34h/

Bu sokaklarda dolaşırken ibadete açık olan tek kilise Meryem Ana Kilise ’sine denk geleceksiniz. Burası da Bozcaada’ya gelen herkesin mutlaka uğradığı bir tarihi mekan. Çünkü kiliseye ait saat kulesi ve 4 katlı çan merkezde her yerden görülebilmekte.Ada halkının turizm ile birlikte  en büyük geçim kaynağı şarap üreticiliği, bu üreticilerin (Talay Şarapçılık, Amadeus Vinotek, Yunatçılar, Ataol, Corvus ve Gülerada şarapları)yaptığı turlara katılabilirsiniz dilerseniz. Hele festival zamanı birbirinden lezzetli Bozcaada şaraplarının tadımlarına katılabilirsiniz. Yoğun dönemlerde  tura katılmak isterseniz  gelmeden önce planlama yapmak doğru olur.  Bu arada İsterseniz bireysel olarak ta üzüm bağlarını gezebilirsiniz bizim yaptığımız gibi.

Bozcaada Saat Kulesi
Bozcaada Saat Kulesi
Bozcaada Müzesi

Bir yerin tarihini bilmeden geleceğini görmek hayal etmek güç. Bu yüzden gezdiğim yerlerde mutlaka  müzeleri gezmeye çalışıyorum. Bu yüzden bir sonraki rotamız Bozcaada Müzesi. Müzeye cüz’i bir ücret ödeyerek girebiliyorsunuz .Müze deyince aklınıza gelen o soğuk görüntü bu müze için geçerli değil. Ziyaretiniz sırasında  bu dinamik müzeyi neden bu şekilde anlattığımı anlayacaksınız.

Tarihi mekanları gezmeye devam sırada Ayazma yolu üzerinde bulunan Ayazma Manastırı var. 300 yıllık bir geçmişi bulunan ve yılda bir kez ibadete açılan  Kilise  hemen yol kenarında, ağaçların altında, yanı başında da bir cafe var. Püfür püfür esen rüzgara ve müthiş bir manzaraya karşı isterseniz bir kadeh şarap, isterseniz bir fincan acı kahve  yudumlayabilirsiniz  burada.

Buraya kadar gelmişken Bozcaada’nın tertemiz denizine girmeden gitmek olmaz. Birazda denize girilebilecek plajlardan bahsedelim isterseniz;

PLAJLAR
Ayazma Plajı

Adanın denizinin biraz soğuk bu yüzden tatilinizi en iyisi Ağustos ve Eylül ayının ilk yarısı olarak planlayabilirsiniz. Tabi soğuk su severlere diyecek sözümüz yok. Bir diğer hususta çok sayıda plajı bulunan adada ne yazık ki plajlarda yeme içme konusunda sıkıntı var.

 

 Bir piknik sepeti yaparak, en azından yiyecek ve içeceğinizi yanınıza alarak gitmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Bahsedeceğimiz ilk plaj tertemiz denizi ve incecik kumu ile bizi kendine hayran bırakan Ayazma Plajı . Plaja merkezden erken saatlerde kalkan minibüslerle  20 dakikada ulaşabilirsiniz. Şezlonglar ücretli,2 şezlong ve 1 şemsiyeye 15 TL ödedik biz. Bu plajda  kısıtlı da olsa yeme içme için mekanlar mevcut. Belirtmeliyim ki benim en sevdiğim plaj burası oldu.  Ancak plajdaki  en büyük sorun bence denizden çıktıktan sonra duş alınabilecek alan bulunmaması, bu birazcık rahatsız edici bir şekilde plajdan ayrılmanızı sağlıyor. Ayrıca bu plaj adanın en popüler plajlarından olduğu için yakınlarında pansiyon ve otel bulmakta mümkün.

 Diğer Plajlar

Diğer bir plaj Akvaryum Koyu;  bu koy Ayazma Plajı’nın aksine kayalıklardan oluşuyor, çok ufak bir sahili var. Dalma vb sporlar için ideal bir koy ve eminim bu konuda yıldızı parlamaya devam edecek.

Mitos Beach Beylik Koyu,
Habbale Plajı,
Poyraz Limanı Koyu ‘da ayrıca keşfedebileceğiniz koylar arasında yer alıyor.

Günü sonlandırmak için en güzel yer ise Polente Feneri . Minibüslerle veya özel aracınız ile ulaşabileceğiniz kayalık mekan herhalde Bozcada’da güneşin batışını izleyebileceğiniz en güzel yer.

Yeme içme söz konusu olduğunda tabi ki her türlü deniz ürünü enfes yapılıyor bu adada. Özellikle zeytinyağlıları ile ünlü bir menüsü var. Ayrıca damla sakızlı bademli kurabiyesinin tadı  herhalde dünyada başka bir yerde bulunmaz. Reçelleri de ayrı ünlü adanın. Dönerken yanınıza  gelincik reçeli ve şarap mutlaka alın.

Yazın sıcak günlerinde otel ve pansiyonlarda yer bulmakta zorlanabilirsiniz mutlaka rezervasyon yapın derim ben. Biz Apollon Otel’de konakladık ve gerek şehir merkezine yakınlığı gerekse fiyatları ve misafirperverliğinden son derece memnun kaldık.

Böylece bir gezi daha anılarımızdaki yerini almaya başladı. Ama Bozcaada bir kez ziyaret edilip geriye atılacak bir yer değil inanın. Ara ara kaçıp şehir gürültüsünden uzaklaşmak isteyeceğiniz bir yer unutmayın.

Bozcaadanın efsanevi hikayesini okumak için tıklayınız.

Bir sonraki rotamız Gökçeada dostlar…

Gezmeye devam, sağlıkla kalın

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Kullanılan Oy Sayısı

Şu ana kadar kullanılan oy yok! Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.