Safranbolu Gezilecek Yerler I Nerede Kalınır I Ne Yenir?

Her karış toprağı ayrı bir tarihi dokuya ev sahipliği yapan yurdumun geçmişini en iyi koruyan coğrafyalarından birine, Karabük ilinin Safranbolu ilçesine doğru bir yol haritası hazırladık bu sefer. Aslında rotamız Düzce, Safranbolu ve Amasra’yı kapsıyordu.( Düzce ve Amasra ile ilgili yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.) Ama siz direk burayı ziyaret etmek isterseniz  İstanbul’dan yaklaşık 4 saatte bu masal diyara ulaşabilirsiniz.

Safranbolu hakkında kısa bilgi

Safranbolu ismini altın kadar değerli bir bitki olan safrandan almış. İlaç, gıda ve kozmetik sektöründe kullanılan safran kendi ağırlığının yüz bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilme özelliğine sahipmiş.

 

Ayrıca; Türk kültürü ve geleneklerini zamanımıza kadar korumayı başarmış olan Safranbolu’ya ‘Dünya Kenti’  ünvanı verilmiş ve UNESCO tarafından da Dünya Mirasları Listesi’ne eklenmiş. Zaten burayı gezerken bir müze geziyormuşsunuz hissi uyanıyor insan üzerinde ve her yerini fotoğraflamak istiyorsunuz.

O zaman hadi başlayalım Safranbolu turumuza;

Safranbolu’da Gezilecek Yerler

Şehir merkezine arabamızı park ettikten sonra önce ünlü Safranbolu evlerini görmek üzere merkeze doğru yürümeye başlıyoruz.

  • Safranbolu Evleri / Havuzlu Asmazlar Konağı

    Safranbolu Asmazlar Konağı
    Safranbolu Asmazlar Konağı

Genelde 2 yada 3 katlı olan evler, taş ve kerpiç örgülü duvarlar beyaz badanalı. Özellikle ahşap kapıları ve tavan süslemeleri mükemmel görünüyor. Evler genellikle haremlik selamlık olarak tasarlanmış ve genel mimarisinde hiçbir evin güneşi diğer bir evin güneşini kapamıyor. Bir kısmında büyük odaların ortasında havuz bulunuyor. Bu sayede evin bir tarafında konuşulanların diğer tarafından duyulmaması sağlanmış.

Biz Safranbolu’yu gezmeye bu mimari özelliklerinin tamamını bünyesinde barındıran Havuzlu Asmazlar Konağı ile başladık. Havuzlu geniş odasında bir kahve molası verdik. Dilerseniz konakta yemek yiyip konaklayabiliyorsunuz. Biz buradan çıktıktan sonra ara sokaklardan geçerek çarşıya doğru ilerledik. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda dolaşmak inanılmaz keyifliydi. Bu yürüyüş sırasında  çoğu konağın restore edilerek otel veya pansiyon olarak hizmet verdiğini görmüş olduk.

  • Safranbolu Eski Şehir Çarşı

Havuzlu Asmazlar Konağı’ndan aşağı doğru ilerlediğimizde  çarşıya ulaşıyoruz. Çarşı o kadar canlı ki müthiş keyifli hissediyorsunuz. Yöreye ait ünlü Safranbolu lokumcuları, hediyelik eşya dükkanları, restoranlar  gibi pek çok dükkan var. Eve götüreceğimiz hediyeliklerimizi ve bir kutu lokumumuzu çantamıza attıktan sonra Kazdağlı Meydanı’ndan başlayarak gezmeye başladık.

  • Cinci Han / Hamamı

Halk arasında Cinci Hoca diye bilinen dönemin kazaskerlerinden Hüseyin Efendi tarafından 1645 yılında yaptırılmış. Handa 63 oda bulunuyor. Çarşının merkezinde bulunan han restoran ve 25 yataklı bir otel olarak hizmet veriyor. 3 TL karşılığında hanı gezmeniz mümkün.  Cinci Hoca tarafından yaptırılan diğer bir yapı da Cinci Hamamı. Hali hazırda hizmet vermekte olan hamamda kadın ve erkekler için iki ayrı bölüm bulunuyor.

  • Köprülü Mehmet Paşa Camii

ilçenin merkezinde bulunan cami Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış ve cami 1662 yılında ibadete açılmış. Avlusunda şadırvan, güneş saati ile kütüphane ve muvakkithane olarak müştereken yapılmış bina bulunuyor. Camini avlusunda bulunan saat, basit tip, yatay güneş saatleri grubundadır. Sabah 06.40, akşam 17.20 arasındaki zamanı metal plakanın gölgesine göre gösteriyor. Osmanlı dönemine ait 95 adet güneş saatinden birisidir.

  • Kent Tarihi Müzesi

Çarşıyı dolaştıktan sonra Safranbolu Tepesi’nde yer alan Kent Tarihi Müzesi’ni gezmeye başlıyoruz. Yapı, 1976 yılına kadar kaymakamlık olarak hizmet verirken büyük bir yangın geçirdikten sonra restore edilerek müze olarak hizmet vermeye başlamış. Müzede Safranbolu’nun Bizans döneminden başlayarak Osmanlı dönemine kadar olan  çok sayıda bilgi, belge  ve eşya mevcut. 3 katlı olarak hizmet veren müzede  özellikle zemin katta yer alan eski  zanaatlar ve zanaatçıların canlandırma tekniği ile sunulduğu bölümde eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Pazartesi günleri kapalı olan müzeye giriş ücretli ve müze kart geçerli değil.

  • Kristal Teras

Gelelim Safranbolu’ya giderken en merak ettiğimiz yerlerden birine. Tokatlı Kanyonu’nun nefes kesen güzellikteki manzarasını izleyebileceğiniz 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişlikteki cam terasa. ilk ayak bastığınızda bir tedirginlik duymadık değil. Ama üzerinde bulunduğunuz camın 75 ton taşıma kapasitesi olduğunu okuduğunuzda bu tedirginliğiniz bir miktar azalıyor. Ayrıca; terasın hemen yanında  bir restoran ve hediyelik eşya dükkanları mevcut. Bu arada buraya ait otopark ücretli eğer Tokatlı kanyonuna da uğrayacaksanız biraz ilerdeki kanyona ait ücretsiz otoparka aracınızı park edebilirsiniz.

  • İncekuyu Su kemeri

Kristal Teras’a yürüme mesafesi 5 dakika uzaklıkta olan 116 metre uzunluğundaki su kemeri Sadrazam İzzettin Paşa tarafından 17. Yüzyılda yapılmış ve kente su getirmek amacıyla kullanılıyormuş. Su kemeri ile Tokatlı kanyonunun iki yakası birbirine bağlanıyor.

  • Tokatlı Kanyonu

İncekuyu Su Kemeri’nden sonra sıra Tokatlı Kanyonu’nu gezmeye geliyor. Kanyonun bir ucu Tokatlı Köyüne, diğer ucu da Eski Çarşıya kadar uzanıyor. 9 km’lik yürüyüş parkuruna sahip olan Kanyon  sıcak havalarda gezmek için yorucu olabillir.  Biz neyse ki ilkbaharda gelmişiz dedik açıkçası. Kanyona iniş  yaklaşık 300 basamaklı  merdivenle  sağlanıyor.

Merdivenlerden inerken karşınıza çıkan atış poligonundan dilerseniz atış yapıp balonları vurabilirsiniz. Merdivenlerden aşağıya doğru inmeye devam edip,soluklanmak isterseniz tam köşede doğal şekilde oluşmuş bir dinlenme alanı var. Burayı ufak bir kafeye dönüştürmüşler.Biz bayıldık açıkçası Hemen fotoğraf makinamıza sarılıp hem bu şirin yeri, hem de doğal güzellikleri fotoğraflamaya başladık. Merdivenlerden  İnişi  tamamladığınızda da sizi bir restoran karşılıyor. Dilerseniz burada soluklanıp bir şeyler atıştırabilirsiniz veya salıncaklarda sallanıp günün yorgunluğunu eğleceye çevirebilirsiniz.Nehir kıyısında kuş sesleri eşliğinde yapacağınız yürüyüşün tüm yorgunluğunuzu alacağı kesin. Bu arada kanyona giriş  ücretli.

  • Bulak Mencilis Mağarası

Safranbolu’ya 8 km uzaklıktaki Türkiye’nin en büyük 5. mağarası olan ve Bulan Köyü’nde bulunan mağaraya 150 basamaklı dik bir merdivenden çıkarak ulaşabiliyorsunuz. Biz gittiğimizde kalabalık bir emekli gruba denk geldik gruba katılıp mağarayı mağaranın rehberi ile birlikte gezdik. Gerçekten çok eğlendik hem de mağara hakkında pek çok şey öğrendik.  Mağaranın uzunluğu yaklaşık 3-4  km ve 400 metresi gezmeye açık. Bu alan ışıklandırılmış ve yürüme parkuru mevcut. Ziyarete açık olmayan kısımda bir bir yeraltı nehiri mevcutmuş. Bu yıl belirli özellikleri taşıyan ve uzun ve zorlu bir parkuru göze alan ziyaretçileri önceden randevu almak koşuluyla bir ücret karşılığı nehre kadar götürebiliyorlarmış. Mağarada ortalama sıcaklık 15 derece ve gerçekten serin.

  • Hadrıanapolis Antik Kenti

Safranbolu’ya 44 dakika uzaklıktaki Eskipazar’da bulunan Antik Kentin geniş bir alana yayılan kalıntılarından bir kısmı toplanarak korumaya alınmış ve  müzeye dönüştürülmüş.  Burada mozaik resim, mermer sütun, resim ve heykeller  sergilenmekte.

Safranbolu’da Ne Yenir?

Çarşıda bulunan restoranlarda yöresel yemekleri tatmanız mümkün. Özellikle; cevizli yayım, bükme ve  peruhiyi denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bir de çarşıda Safranbolu simidi satan çok eski bir dükkan var. Önünde kuyruk oluşuyor bu simidi ve safranlı Safranbolu lokumunu  da tatmadan geçmeyin.

 Safranbolu Gece Hayatı

Konakladığımız otelden gece dışarı çıktığımızda açıkçası bu kadar eğlenceli bir gece geçireceğimizi tahmin etmemiştik. Çarşıya doğru yürüdüğümüzde gece de buranın son derece canlı olduğunu gördük. Önce nefis kahveler yapan bir cafede közde pişirilen Türk kahvesi yudumladık, sonra yine sokaklar arasında Türkçe müzik çalan Milla Cafe’yi keşfettik. Harika Türkçe müzik yapan bu ufak kafede uzun zamandır eğlenmediğimiz kadar eğlendik diyebilirim.

Safranbolu’da Nerede Kalınır?

Biz Safranbolu’nun tarihi dokusundan daha fazla pay alabilmek için bölgede bulunan çok sayıdaki konaktan biri olan Kadıoğlu Şehzade Konaklarını tercih etiik. Size de aynı şeyi yapmanızı önerebilirim. Biz konaklamamızdan memnun kaldık diyebilirim. iki kişi gecelik kahvaltı dahil 250 TL ücret ödedik. Dilerseniz merkeze yakın pansiyon ve çok sayıda otelde mevcut.

Biz bu güzel yerde 1 gece konaklayarak Amasra’ya doğru yola çıktık. Ama rahatlıkla 2-3 gün geçirilebilecek güzellikte bir yer olduğunu  söyleyebilirim.

Yeni keşiflerde görüşmek üzere….

Sevgiler,

instagram hesabımızı ziyaret etmeyi unutmayın. https://www.instagram.com/geziyourum_com

Bu yazıya oy vermek ister misiniz?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Kullanılan Oy Sayısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.