Akçakoca Efsanesi | Düzce Efsaneleri – Hikayeleri

Düzce’yi gezerken ve araştırma yaparken birden çok efsanede karşımıza çıktı. Bu efsanelerden en bilinenlerini de sizlerle paylaşmak istedik. Düzce’nin en güzel göllerinden bir olan Akçakoca ile birlikte başlayalım efsanemize. Akçakoca Efsanesi sizin de çok ilginizi çekecektir. Düzce‘yi gezerken  sizlerde de güzel bir his oluşturacağını temenni ediyoruz.

Düzce efsaneleri – Akçakoca Efsanesi

Akçakoca’da yaşayan çiftçi bir ailenin deniz kıyısında ufak bir tarlaları varmış. Tarlalarını sürer kazandıkları para ile kıt kanaat geçinir giderlermiş. Bir süre sonra bu çiftin uzun süre hayalini kurdukları dünyalar tatlısı bir oğulları olmuş ve adını Ali koymuşlar. Annesi her gün Ali’yi alıp tarlayı sürmeye gidermiş. Hemen deniz kıyısında Ali’ye bir salıncak kurar, ağladığında yanına gider emzirip uyuturmuş.  Yine bir gün tarlayı sürmeye başlamış bir süre sonra oğlunun ağlamasını beklemeye başlamış ama Ali hiç ağlamamış. Biraz daha bekledikten sonra telaş ederek çocuğunun yanında almış soluğu. Bakmış oğlu mışıl mışıl uyuyor, ama üzerinde nereden geldiğini anlayamadığı bir ıslaklık hissetmiş. Çok üzerinde durmamış ama sonraki günlerde de çocuk hiç ağlamadan uyumaya devam edip her seferinde üzerinde ıslaklığı hissedince bir gün gizlice oğlunu izlemeye karar vermiş.

Ali’nin Annesini Şaşkınlığa Uğratan Gerçek

Ali’yi yine salıncağına koymuş ve bir ağacın arkasında beklemeye başlamış. Kısa süre sonra denizden Ali’ye doğru ilerleyen bir deniz kızı görmüş. O kadar heyecanlanmış ki bir şey yapamamış. Deniz kızı Ali’nin yanına yaklaşıp kucağına almış ve emzirmeye başlamış. Bir süre emzirdikten sonra yanağına bir öpücük kondurarak denize doğru gidip gözden kaybolmuş.

Akşam eve gider gitmez olayı kocasına anlatmış. O da hiç kimseye durumu anlatmamasını ve yine her gün Ali’yi aynı yere bırakmasını tembihlemiş. Aksi takdirde deniz kızının öfkesini çekebileceklerini söylemiş. Kadın kocasına hak vermiş ve rutinini hiç bozmadan her gün deniz kızının  çocuğunu emzirmesine izin vermiş.  Bir süre sonra Ali sütten kesilmiş ama deniz kızı Ali’yi ziyaret etmeyi hiç bırakmamış.

Gel zaman git zaman Ali büyüyüp genç bi delikanlı olmuş ve bir genç kıza sevdalanmış. Durumu ailesine açmış, çok mutlu olan aile kızı istemişler. Düğün dernek yapılmış, Ali sevdiği kıza kavuşmuş. Bu sevincini de deniz kızı ile paylaşmak için tutmuş karısının elinden tarlaya gitmiş. Eline iki  taş  almış, üç kez birbirine vurmuş, sesi duyan deniz kızı denizin içinden çıkagelmiş . Ama Ali’nin yanında eşini görünce hareketsiz kalmış, uzun süre onları süzmüş ve ses çıkarmadan tekrar denizin derinliklerine dalmış. Ali o günden sonra deniz kızını ne kadar çağırırsa çağırsın deniz kızı bir daha hiç görünmemiş. Bu duruma çok üzülen Ali’nin karısı deniz kızının alt kısmına benzeyen bir şalvar yaptırıp giymeye başlamış. Onu gören köyün diğer kızları da ona benzer şalvarlar yaptırıp giymişler ve Akçakoca deniz kızları ile dolmuş……

Bu güzel Düzce Efsanesi’nin tadı damağınızda kaldıysa güzelliği ile sizi büyüleyen Efteni Gölü’nün ismini nereden aldığını duymaya ne dersiniz?

Efteni Gölü Efsanesi için Tıklayınız.

instagram hesabımızı ziyaret etmeyi unutmayın. https://www.instagram.com/geziyourumcom

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir