Kapadokya Gezilecek Yerler | Ürgüp | Ihlara | Derinkuyu

Kıyıdan uzaklaşmayı göze alamayanlar okyanusları keşfedemez İşte bu yüzden ağırlıklı olarak İstanbul çevresinde devam eden yolculuklarımıza daha uzun ve farklı bir rota ile devam edelim istedim. Bu zamana kadar yalnız veya ufak bir arkadaş grubu ile yaptığım seyahatlerden farklı olarak yeni rotamda hem çok fazla gidilecek yer ve tarihi mekan olması, hem de bir günde bitmesinin mümkün olmaması sebebiyle bir tur programına katılarak farklı bir deneyimle Kapadokya seyahatimi planladım. Bu konuda en büyük tavsiyem eğer yoksa bir an evvel bir müze kart edinmeniz. Bu yazımda size Ihlara Vadisi , Derinkuyu Yeraltı Şehri, Ürgüp , Üçgüzeller ‘i anlatacağım.

Yaptığım araştırmalarda en kapsamlı tur programından birinin Jolly Tur‘a ait olduğunu tespit ettiğimden yolculuğa bu tur ile devam etmeyi uygun buldum. Bu arada Kapadokya’yı gezmek için en az 2-3 gün olması gerekiyor. Çünkü gezilecek yer sayısı oldukça fazla.

Gece başlayan otobüs yolculuğumuzun ilk durağı muazzam manzarasıyla bizi büyüleyen Ihlara Vadisi oldu.

1.gün

Ihlara Vadisi

Aksaray’a 40 km uzaklığındaki vadi, Hasandağı Volkan’ından püsküren lavların oluşturduğu volkanik katmanın milyonlarca yıl boyunca  Melendiz Çayı tarafından aşındırılması sonucu oluşmuş. 14 km uzunluğunda ve yer yer 100 m yüksekliğindeki vadideki gezintiye yaklaşık 400 basamaklı merdiveni inerek başlıyorsunuz.

Ama göreceksiniz ki buna fazlasıyla değecek. Dünyada eşine az rastlanır bir doğa harikası ile birlikte sizi buraya konumlanmış ufak kiliseler karşılıyor. Ne yazık ki kiliseler çok bakımlı değil ama tarihi ve doğayı bu kadar iç içe yaşamak duygusu harika. Bizi karşılan ilk kilise Ağaçaltı Kilisesi‘ydi. Daha sonra Sümbüllü Kilise ,Yılanlı Kiliselerini gezdik bununla birlikte vadide neredeyse 10’a yakın kilise mevcut.  Ben bir tur programına dahil olduğum için yürüyüş parkurunu kullanamadım ama vadi trekking içinde gayet uygun. Tüm parkuru yürümeniz yaklaşık 5 saatinizi alıyor.

Bir sonraki rotamız ise;

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Ihlara yolu üzerindeki yeraltı şehrine yine müze kart kullanarak giriş yapabilirsiniz. içeride sizi buz gibi bir hava ve inanılması güç bir yapı karşılıyor. Öncelikle belirtmem gerekir ki kapalı yerde kalma korkusu olanlar için bir kabus olabilir burası. Ara ara belinize kadar eğilmenizi gerektirecek kadar daralıyor yürüyüş alanı. Rehberimiz öyle şeyler anlattı ki bundan yüzyıllar öncesinde nasıl olur da insanlar bu ayrıntıları düşünebilmişler dedim. Size de biraz bahsetmem gerekirse tarihi M.Ö. 3.000 yılına kadar uzanan bu şehrin mimarı Hititliler. 8 katlı olmasına rağmen biz sadece 4 katı gezebiliyoruz. Şehir bir topluluğun geçici olarak rahatça yaşayabileceği her şeyi barındırıyor. Koridorlarla birbirlerine bağlanan odalar, erzak alanları, mutfak, havalandırma bacaları, su depoları gibi….

Hayranlığımız kat be kat artarak bir sonraki durak olan Ürgüp’e doğru yola çıkıyoruz

Ürgüp

Nevşehir ilinin 20 km ilerisinde bulunan bu tarih kokan ilçenin büyüleyici atmosferine kendinizi hemen kaptırıyorsunuz. Ürgüp merkezde kayaların oyulması suretiyle yapılan restoranlar, cafeler hatta oteller bulunuyor, son derece turistik bir merkez haline getirilmiş ilçe. Merkezde Kadı Kalesi, Altıkapı Türbesi,  Aziz Yeorgios ve Yuannis Kiliseleri gezilebilecek yerler arasında.  Bu arada hazır merkezdeyken eğer şarap tadımı yapıp eve bir şişe götürmek isterseniz Turasan Şarap Tesisleri tam size göre.

 

Biz de öğle yemeğini Aydede Restoranda yedikten sonra hiç vakit kaybetmeden yolculuğun bugünkü son durağı olan ünlü Üçgüzeller Peribacaları’na doğru yola koyulduk

Üçgüzeller

Burada yer alan şapkalı üç adet peri bacası var ve çok sayıda yerli yabancı turistle karşılaşıyorsunuz. Ve yine  müthiş bir manzara eşliğinde  bol bol fotoğraf çekebiliyorsunuz.

Kapadokya maceramızın ilk günü yorgun ve keyifle son buluyor ancak macera bir sonraki yazımızda devam edecek dostlar, beklerim….

2.gün

Biz yeme içme dahil olmak üzere otelin hizmetinden memnun ve dinlenmiş olarak otelden ayrıldık. Kapadokya ‘da konakladığımız muhteşem bir otel olan dilek kaya ile ilgili detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Kapadokya gezimizin 2. gününe gün ışırken ATV turu ile başladık. İnanılmaz eğlenceli bu turun en güzel kısmı yüzlerce balonu aynı anda havalanırken izlemekti ve inanın hayatımda gördüğüm en büyüleyici sahnelerden biriydi. İliklerinize işleyen soğuk havaya aldırış etmeden o manzarayı saatlerce izleyebilirsiniz.

 

Tur sonrasında müthiş fotoğraflarla birlikte otelimize döndük ve yeni yerler keşfetmeye devam ettik.

İlk durağımız Göreme Açık Hava Müzesi oldu;

Kapadokya Açık Hava Müzesi

Müzeye yine müze kart ile ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Bu gezide müze kartınızın olması hayat kurtarıyor çoğu defa.  Kartınız yoksa giriş ücreti 30 TL. Ayrıca Karanlık Kilise’ye giriş için ilave 10 TL ödemeniz gerekiyor.

 

Yüzlerce yıl öncesinden çıka gelen tarihi mekanlar insan üzerinde inanılmaz bir etki yaratıyor. Şapeller, yemekhaneler, mutfaklar, oturma alanları gibi birçok yapı arasında özellikle kiliselerin bu zamana kadar korunarak gelmesi şaşırtıcı.

Müze girişinin sol tarafında 6-7 katlı Rahibeler ve Rahipler Manastırı bulunmakta. Manastırın ilk iki katını dolaşabiliyorsunuz. Hemen girişte ise Aziz Basil Şapeli var. Ayrıca gezebileceğiniz diğer kiliseler; Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Azize Catherina Şapeli, Çarıklı Kilise, Tokalı Kilise.

Şimdiki rotamız ise peri bacalarını çok iyi gözlemleyebileceğiniz, aralarından geçerek yürüyüş yapabileceğiniz diğer bir büyülü mekan Paşabağ Vadisi. Vadiye giriş ve park yeri için 10 TL ücret ödeniyor. Çok sayıda hediyelik eşya satan minik dükkan ve bolca turistten oluşan bir kalabalık karşılıyor sizi. Bol bol fotoğraf aldıktan sonra sırada Dervent Vadisi var.

 

Dervent Vadisi’nin alametifarikası deve şeklindeki peribacası, tabi vadinim en çok ziyaret edilen kısmı bu peri bacası, vadinin diğer vadiler gibi bir girişi ve çıkışı yok, ayrıca  girişinin tam karşısında hediyelik eşya satan yerler var. Bu arada park alanı ücretsiz.

Veee yola devam, sırada Uçhisar Kalesi var.

Kapadokya Uçhisar Kalesi

Kesinlikle görülmesi yerlerin en başında gelen bölgelerden birisi de Uçhisar Kalesi.  Müze kart ile giriş ücretsiz. Kale Ağanın Kalesi olarak adlandırılan büyük kale ve Çavuşun Kalesi olmak üzere iki bölümden oluşuyor.  Uçhisar Kalesi Kapadokya manzarasının en iyi gözlemlenebileceği yerlerin başında geliyor. Bizim gün ortasında ulaştığımız kalenin özellikle gün sonunda görülmesi gerektiğini düşündük açıkçası.

Öğlen yemeğimizi Avanos Uranos Restoranda yedik. Yöresel yemeklerin ağırlıklı olduğu ve mimarisi de yöresel özellikler taşıyan restorandan gayet memnun bir şekilde ayrıldık.

Yavaş yavaş gezimizin sonuna gelirken bir sonraki rotamız Güvercinlik Vadisi oluyor.

Uçhisar ve Göreme arasındaki  vadi, adını gerçekten de güvercinlerden almakta. Nedenini gördüğünüzde sizin de anlayacağınız üzere vadide kayadan oyma çok sayıda güvercin yuvası mevcut. Uzunluğu 4100 metre olan Güvercinlik Vadisi içinde 10-15 m uzunluğunda bir şelale bulunuyor. Bu şelale de  atlamamanız gereken bir başka durak.

Gelelim yolculuğumuzun dönüşe geçmeden önceki son durağı olan Hacı Bektaş Veli Türbesi’ne

Hacı Bektaş Veli Türbesi

Türbeye girdiğinizde genci, yaşlısı bir çok farklı yerden gelen ziyaretçi ile kucaklaşıyorsunuz. Burada süregelen bir hayat var ve sizi içine çekiyor.

Türbe içinde ziyaret edilecek bir çok bölüm bulunuyor. Büyük bir huşu içinde ziyaretimizi tamamlayarak dönüş için yola çıkıyoruz.

Bu yorucu ama bir o kadar da inanılmaz geçen Kapadokya gezimiz için çok fazla şey söylemeye gerek yok, diyebileceğim tek şey bu coğrafyada doğup büyürken Kapadokya’yı görmeden yaşamaya devam etmek kolunuzun bacağınızın eksik olması gibi bir his olabilir ancak.

Bu geziyi ertelemeyin hayatı es geçmeyin dostlar, görüşmek üzere….

Üçgüzellerin Hikayesini okumak için tıklayın.

İnstagram sayfamıza ulaşmak için tıklayınız.

One thought on “Kapadokya Gezilecek Yerler | Ürgüp | Ihlara | Derinkuyu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir