Ayvalık Gezilecek Yerler | Şeytan Sofrası | Plajlar

Keşfetmek, yeni şeyler öğrenmek ve yeni bakış açıları geliştirmek belki  bizi gezmeye teşvik eden en önemli şeylerdir. Bilmiyorum ama yapılan keşiflerin hepimize yeni değerler  kattığına eminim. Yeni insanlar, yeni mekanlar, tarih kokan güzellikler….Bu kez sıcak yaz günlerinden kalan bir yolculuğumu anlatmak istedim size belki  içinizi ısıtırım biraz dostlar. . Bu seferki yolculuğumuz İstanbul ’a yakın bir yazlık mekan  Ayvalık. ama sadece deniz, güneş, kum üçlüsünden fazlası var Ayvalık ’ta

Ayvalık ‘a Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan özel araba ile 4.5 saatte Ayvalık’a ulaşmanız mümkün. Gelir gelmez rotamıza Ayvalık ‘ın eski şehir diye tabir edilen kısmından başlıyoruz. Daracık sokakları, arnavut kaldırımları ve tarihi evleri  ile inanılmaz bir büyü sunuyor insana burası. Bu nedenle size tavsiyem öncelikle bu daracık sokaklarda, tarihi konakları, eski taş evleri turlamanız. Gerçekten sıcakkanlı ilçe halkı ve esnafıyla da sohbeti ilerlettikçe bu keşiften sizde zevk almaya başlayacaksınız.

Ayvalık ‘ta Neler Yapılır?

Bu ufak turdan sonra Ayvalık ’ın şirin köylerini ziyaret edebilirsiniz? Mesela  Küçükköy, Yukarıbey Bucağı Köyü ve Bağyüzü Köyü’nü görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Ben Küçükköy’den çok etkilendim mesela. Ufak bir sanat merkezine dönüşen bir köy düşünün. Çok değerli sanatçılar ve sanat eserleri, her köşe başında ufak bir atölye var. Belki bir köyden daha fazlasını bulduğum için bu kadar içine çekti beni. Sonraki durak olan Yukarı Bucağı Köyü’nde yöreye has enfes çam fıstığı tatlısı molası verebilirsiniz. Tadı hala damağımda  Biz son olarak Bağyüzü köyünde çam ağaçlarının kokusunu içimize çekerek ilk günkü gezimizi yavaş yavaş sonlandırıyoruz. Unutmadan Ayvalık’ın Seyir bakımından en güzel yerlerinden olan Cennet Tepesini de ziyaret edip fotoğraf çekebilirsiniz.

Cunda Despot Evi ilgili hikayemize buradan ulaşabilirsiniz.

Plajlar ve Sahiller

Bir sonraki gün için planımız biraz denize girip yeni sahilleri keşfetmek olduğundan bu konuda Ayvalık ’ın en güzel sahiline sahip olduğunu düşündüğümüz Sarımsaklı’da konaklamayı uygun bulduk. Burada irili ufaklı oteller ve çok sayıda pansiyon var. Bu nedenle bütçenize uygun bir yer bulmakta zorlanmayacağınız inancındayım.

Ertesi gün büyük bir keyifle Sarımsaklı sahile gidip tatilimizin keyifli ikinci gününe başlamış olduk. Su, Temmuz ayında bile son derece soğuk bir o  kadar da berrak  ve temiz. Öğlene kadar burada denize girip uzun sahili keşfettikten sonra gizli kalmış bir başka sahili keşfe yola koyulduk, Badavut Plajını. Burası Sarımsaklı’dan sonraki koy. Sarımsaklı’nın kalabalığından uzaklaşmak isterseniz kesinlikle öneririm, daha tenha ve pek bilinmeyen bir sahil. Ancak gerekli özenin gösterildiğini söylemek güç, bir de çok fazla arı var sahilde. Arı alerjiniz varsa sizin için bir kabusa dönebilir bu koyda denize girmek.

Sarımsaklı Plajı
Sarımsaklı Plajı

Deniz için bir günü de tekne turuna ayırmak size ayrıca iyi gelecektir. Çünkü tekne hınca hınç dolu olmasına rağmen biz öyle yaptık ve gün sonunda inanılmaz eğlenmiş olarak bitirdik günü. İncirli Adası, akvaryum Koyu ve Ortunç Koyu’nda yüzme fırsatı yakaladık. Ve böyle bir doğal güzellikle buluşmanın keyfini çıkardık. İnanın Türkiye ’nin çok fazla yerinde yüzme şansı yakalayan biri olarak bu koyların güzelliği benim için unutulmazlar arasına girmeyi başardı. Bu arada tüm tekne turlarının ortak menüsü yöreye özgü papalina balığı, makarna ve salata. Ben balığı bayağı sevdim.

Şeytan Sofrası

Gün sonunda güneş batımını izlemeyi tercih edeceğiniz yegane yer ise Şeytan Sofrası.

Biz daha erken saatlerden itibaren burayı ziyaret ettik, zaten çok sayıda yerli turistin de uğrak yeri bu mekan. Söylenen odur ki şeytan cennetten kovulduktan sonra kendi cennetini oluşturmak için burayı bulur ve ayak bastığı yerde ayak izi kalır. Aslen sönmüş bir volkandan meydana gelen lav birikintisiyle oluşan tepe, zamanla yuvarlak sofra biçimini almış. Buraya uğramadan da Ayvalık ’a geldim denmezmiş.

Ayvalık’ta rüya gibi üç gün geçirdikten sonra buraya kadar gelmişken gitmezsek olmaz dediğimiz Cunda Adası ve Bozcaadaya’ya doğru yolculuğumuza devam ettik dostlar.

Cunda yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

O maceralar da bir sonraki yazımızda, beklerim.

Yorumlarınız ve önerileriniz ile desteğinizi esirgemeyeceğinize olan inancım sonsuz.

Görüşmek üzere…

İnstagram sayfamıza ulaşmak için tıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir